Giriş Kayıt

ÜYE GİRİŞ

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni hatırla

Bir hesap oluşturun

Yıldız (*) işaretli alanlar gerekli.
İsim *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifre doğrulayın *
E-posta *
E-posta doğrulayın *
Captcha *

Adnan Nur Baykal Kitapları

‘ Şeytanlaşan İnsanlar’ kitabının yazarı Adnan Nur Baykal kitabını Bertolt Brecht’in bir hikayesi ile özetliyor:
“ Kaldırımda ufak bir çocuk ağlıyormuş. Yoldan geçen bir adam çocuğa yaklaşmış, neden ağladığını sormuş. Çocuk
-    Sinemaya gitmek için elimde iki tane beş lira vardı. Büyük bir çocuk geldi, elimden zorla beş lirayı aldı, demiş. Eliyle de uzaklaşmakta olan çocuğu göstermiş.
Adam çocuğa şevkatle yaklaşarak konuşmaya başlamış:
-    Bağırmadın mı, yardım çağırmadın mı?
-    Olur mu, bağırdım.
-    Kimse duymadı mı?
-    Kimseye sesimi duyuramadım.
-    Neden daha yüksek sesle bağırmadın?
-    Sesim daha yüksek çıkmıyor demiş ve adama  umutla bakmış.
Adam gülümseyerek

 

 

-    O elindeki beş lirayı da bana ver demiş ve çocuğun elinden zorla ikinci beş lirayı alıp oradan uzaklaşmış.”
İşte bu şekilde ‘Her şey mübahtır’ anlayışıyla hareket eden iki tarihi şahsiyet, iki politikacı Joseph Fouche ve Halet Efendi çok güçlü ve çok zengin oluyorlar.
Joseph Fouche Fransa’da Napoleon Bonaparte’ın korkulu rüyasıydı. Halet Efendi ise Osmanlı elçisi olarak yollandığı Paris’ten İstanbul’a şeytan çarpmış bir şekilde döndü. Bir süre sonra da kendisi şeytanlaşıp, herkesi çarptı. Devrin padişahı II. Mahmud bile ondan çekiniyordu.
Bu iki politikacının güçleri kurnazlıklarından ve olayları bir anda kavrayıp, bir anda olayları çarpıtmalarından kaynaklanıyordu. Bu iki ‘Şeytanlaşan İnsanın’ şerrinden bir dönem iki ülkede de kimse gözünü açamadı. Böyle olmasından da bu iki kişinin içleri yanmadı, vicdanları sızlamadı. Olduklarından farklı görünerek, söyledikleri yalanların eklerini belli etmeyerek, yalanlarının enlerini boylarına uydurarak, bir döneme damgalarını vurdular.
Bu kitap aklın değil, kurnazlığın kitabı. Adnan Nur Baykal, bu kitabıyla ‘Şeytanlaşan İnsanlar’  bir sistem kurabilirlerse, manevi değerlere sahip akıllı insanları göz göre göre aptal yerine koyabilirler’ demeye getiriyor. Bu da ‘ağırınıza  gitmesin!’ diye ilave ediyor.