Giriş Kayıt

ÜYE GİRİŞ

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni hatırla

Bir hesap oluşturun

Yıldız (*) işaretli alanlar gerekli.
İsim *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifre doğrulayın *
E-posta *
E-posta doğrulayın *
Captcha *

Adnan Nur Baykal Kitapları

Çalışanların şikayetlerinden bir kısmı, her geçen gün zorlaşan iş hayatında, işin zamanında ve düzgün olarak yapılmasıyla ilgili baskıdan kaynaklanmaktadır. Günümüzde sunulan ürün ve hizmetler yoğun bir rekabetle karşılaşmaktadır. Çalışanların üzerindeki iş yükü birkaç yıl öncesine nazaran bile çok ağırlaştı. Bu mücadele esnasında kişiler arasındaki fikir ayrılıkları ve sürtüşmeler çalışanları gerçekten yoruyor. Fakat bunlar iş hayatının bir parçasıdır.

 

Şikayetlerin diğer kısmı ise, işine yoğunlaşmak yerine diğer çalışanları yıpratarak onları yıldırmak, pes ettirmek isteyen kişilerden kaynaklanıyor. Bu kişilerin amacı rakiplerinin kuruluştan ayrılmalarını sağlayarak, onlardan kurtulup vazgeçilmez olmaktır.

Gerçekten de iş hayatında pek çok yönetici rakiplerine psikolojik baskı uygulayarak, onları yıpratarak ve hataya sevk ederek kuruluşlarda üst kademelere yükselmekte ve aynı yöntemlerle konumlarını korumaktadırlar. Bu tür yöneticilerin daha kıvrak olanları sertlik yerine, güleryüzle, yanıltmakla ve telkinlerle rakiplerini yutmaktadırlar. Osmanlı Yönetim Anlayışında bu kişilerin yaptıkları işe ‘ fitne ve fesatla mevkiini tahkim etmek ‘ diyorlar. Bunu ‘ karıştırarak ve etrafını karmaşaya vererek konumunu sağlamlaştırmak’ diye günümüz Türkçesine çevirebiliriz. Batı’da ise bu davranış Mobbing ( Anglo- Saksonlarda Bullying) olarak adlandırılıyor. Son 20 yıldır bu konuda kapsamlı araştırmalar yapılıyor.

Sınırlı iş yetenekleri nedeniyle, işe odaklanmak yerine, rakiplerini gözüne kestiren kişi (mobber) her yetenekli ve tecrübeli yöneticiyi kuruluşun dışına sürüklediğinde hedefine, şirketin en üst kademesine bir adım daha yaklaşmaktadır. Mobber işteki başarısıyla değil, rakiplerini ortadan kaldırarak vazgeçilmez olmaktadır, yutarak tutunmaktadır.

“Yutucu Rekabet” günümüz yoğun rekabet ortamının yarattığı bir davranış değildir. İnsanların birarada çalışmalarının tarihi kadar eskidir. Rekabetin artmasıyla bu davranış iyice yoğunlaşmıştır.

Adnan Nur Baykal “ Yutucu Rekabet: Kanuni Devrindeki Mobbing’den Günümüze “ adlı kitabında 550 yıl önceki, Kanuni Sultan Süleyman Devrindeki bir vezirin intiharını inceliyor. Tarih kitaplarına bir dipnot olarak düşülen ve Osmanlılarda başka bir örneği olmayan bu intiharı araştıran yazar, kitabında bu vezirin intiharını mercek altına alıyor, bu intihara sebep olanları tespit ediyor ve bu intiharın sebebini ‘Mobbing’e bağlıyor. Osmanlı İmparatorluğunun Duraklamasının, Sokollu Mehmed Paşa’nın ölümüyle değil de, bu Mobbing olayıyla başladığını iddia ediyor.

Osmanlı İmparatorluğunun ihtişam dönemindeki, Kanuni Devrindeki bu Kırılma Noktasını tespit eden Baykal, olayı incelerken çarpıcı anekdotlarla Osmanlı Yönetim Anlayışını gözler önüne seriyor. Bu anekdotları okurken bir kere daha ‘ insan insandır’ demekten kendimizi alamıyoruz.

İntiharla neticelenen bu Mobbing olayının, Osmanlı İmparatorluğunu sarstığını iddia eden Adnan Nur Baykal, Mobbing’in günümüzde de şirketleri tehlikeye soktuğunu, şirketlerin kurumsallaşmasını ve verimliliğini tehdit ettiğini söylüyor.

Kitaplarında Yönetim, Tarih ve Aktüaliteyi bir araya getiren Adnan Nur Baykal “ Yutucu Rekabet: Kanuni Devrindeki Mobbing’den Günümüze” adlı bu kitabında da geçmişteki bir olayı anlatırken, günümüzün önemli bir sorununa ışık tutmaktadır.

Çalıştıkları işyerinde psikolojik baskıya, tacize kısaca ‘Mobbing’e uğrayanlara yol gösteren yazar, girişimcilere de şirketlerindeki iş atmosferinin bozulmasının bedelini anlatmaktadır.

Köklü ve zengin tarihimizi günümüz yöneticilerine açan Adnan Nur Baykal, yaşayarak tecrübe kazanmanın çok maliyetli olduğunu vurgulamakta, tarihten ders almanın çok daha uygun olduğunu belirtmektedir.