Giriş Kayıt

ÜYE GİRİŞ

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni hatırla

Bir hesap oluşturun

Yıldız (*) işaretli alanlar gerekli.
İsim *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifre doğrulayın *
E-posta *
E-posta doğrulayın *
Captcha *

Yöneticilik Hayatımdan Tespitler

Yönetici olmaya karar verdiniz. Kendi işinizi yapmayı düşünmediniz ve bir girişimcinin yanında yönetici olmayı tercih ettiniz.

Girişimciyle, patronla artık farklı kulvarlarda koşuyoruz diye düşünebilirsiniz.

Fakat hata yapıyorsunuz. İş o kadar basit değil.

Başarılı olursam, girişimciye para kazandırırım, o da beni takdir eder, karşılığını alırım diye düşünebilirsiniz. Bu sizin düşünceniz.

Girişimci yönetici ilişkisi o kadar zor mu?

Zorun da ötesi, çünkü bu ilişki çelişkili.

Girişimci yönetici çelişkisinin başlangıcı ‘elini taşın altına koyma’ noktasında ortaya çıkar.

‘Yönetici işler kötüye giderse alır başını gider, ben kötü sona kadar işin başında durmak zorundayım’, diye düşünür girişimci.


 

Yönetici de ‘zaten ben bu nedenle kendi işimi yapıp, işin tüm nimetine sahip olmayı düşünmedim’ diye savunmasını yapar, ama girişimci bu açıklamadan tatmin olmaz.

Bu nedenle de girişimci, yöneticinin başarısından çok sadakatine önem verir. Sadık yönetici, yeteneksiz olsa bile ‘emektar’ olarak, sadakati şüpheli başarılı bir yöneticiden daha değerli olabilir.

Emektar son ana kadar girişimcinin yanında kalacak kişidir. Emektarın yeteneksizliği, piyasa değerinin olmaması onu bu sadakata zorlamış olsa bile, girişimcinin gözünde ‘ sadakat’ gene de kıymetli bir özelliktir.

Başarılı yönetici kafası kızarsa rakip bir şirkete de geçebilir, kısacası ‘ tehlikeli bir adamdır’.

Girişimci başarılı yöneticisi hakkında için için ‘akıllı olsaydı kendisi de girişimci olurdu’, diye düşünür, yöneticisini küçümseyebilir.

Bu düşünce girişimcinin, yöneticiye karşı davranışlarına da yansır.

Yöneticisi çok başarılı olsa da onu yeterince takdir etmez, edemez. Bu iltifatın kendisine pahalıya patlayabileceğini, yöneticisinin beklentisinin artacağını düşünür.

Haklıdır da. Çünkü yöneticinin maddi manevi beklentisi karşılanmayınca, yeni bir şirket arayışına girebilir.

Yönetici başarısız fakat sadık olursa, taşınması gereken bir yüktür. Ama başarılı bir yönetici kendi işini kurarak, girişimciye rakip olabilecek veya kafası kızınca rakibe gidip sorun yaratabilecek bir ‘tehdittir’ .

Girişimcilik sanıldığı kadar kolay değildir, çünkü girişimci sürekli bir nevi satranç oynamak zorundadır. Bu da girişimciyi sürekli strese sokar.

Genelde her ülkede yöneticinin tahsili, girişimkininden çok daha iyidir. Yabancı dillere hakimiyeti de öyle.

Girişimci bir taraftan ‘böyle tahsilli kimseler bana bağlı’ diye için için sevinse de, bir taraftan da bunun kompleksini yaşar.

Sadece kompleksini değil, umutsuzluğunu da.

Çünkü yönetici başarılıysa ve girişimciden ayrılırsa, çok kolay başka bir iş bulabilir. Ama girişimci, şirketi batarsa ve parası kalmazsa iş bulamayacağının bilincindedir.

Bütün bu çelişkilere rağmen yönetici girişimciye muhtaçtır, girişimci de yöneticiye.

Şirketlerin ve ülkelerin ilerlemesi ancak yönetici ve girişimcilerin olumlu işbirliği sayesinde gelişebilir.