Giriş Kayıt

ÜYE GİRİŞ

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni hatırla

Bir hesap oluşturun

Yıldız (*) işaretli alanlar gerekli.
İsim *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifre doğrulayın *
E-posta *
E-posta doğrulayın *
Captcha *

Yöneticilik Hayatımdan Tespitler

Çok sevdiğim bir arkadaşım geçen gün başından geçen bir olayı anlattı. İş etiğinin nerede başlayıp nerelere kadar uzandığını göstermesi açısından çok hoşuma gitti.

Mehmet Titiz, arkadaşımın adı. Soyadı onu tarife yetiyor. Titiz mi titiz. Öğretmen bir anne ve babanın oğlu olarak dünyaya gelen arkadaşım, küçüklüğünden beri “ Türküm, Doğruyum, Çalışkanım” telkinleriyle yetişti. Doğruluk ve dürüstlük iliklerine işledi. İcabında en büyük bankalara güvenemem, bu arkadaşıma güvenirim. O, emanete hıyanet olmayacağının canlı bir delilidir.


Mehmet Titiz çok büyük bir şirketin Genel Müdür Yardımcısı. Bir gün şirketin çalıştığı seyahat acentası arkadaşıma bedava bir tatil imkanı sunmuş. Arkadaşımın titizliğini bilen seyahat acentasının yetkilisi:
- Dubai’nin tanıtımı için tüm seyahat şirketlerine, büyük müşterilerine kullandırılmak üzere bedava
seyahat paketi verildi. Gelecek Cuma gecesi İstanbul’dan yola çıkış, Pazar akşamı dönüş. İki kişilik tüm masrafları kapsayan bir paket. Bizim seyahat şirketine bir paket verdiler, en büyük müşterimiz sizin şirketiniz olduğu için bunu size uygun gördük, demiş.

Bana söylemedi ama arkadaşım eski günlerde olsa bu bedava seyahati anında geri çevirir ve
kendi kendine ‘böyle bir avantayı bana teklif ettiklerine göre bunlara yanlış bir imaj mı verdim?’
diye kendini yer bitirirdi. 80’li liberal yılların dünyayı kasıp kavurmasından sonra Mehmet Titiz de, titizliğini biraz gevşetmeye başladı. Tahmin ediyorum, çok titiz davranırsa ‘ne hödük adam, zamana
ayak uyduramıyor’ diye damgalanmaktan çekiniyordu.

Çalışkanlığı ve titizliği nedeniyle insanüstü çalışan arkadaşım, Dubai’yi merak etmiş, ve seyahatin de    
işine mani olmayacağını düşünerek, kafasında seyahate ısınmış. Yoğun geçen iş hayatının böyle bir hafta sonu seyahatiyle daha dayanılır bir yük olacağını düşünen arkadaşım, bu imkanı eşine de söylemiş.

Cuma günü seyahat şirketinden bu teklifi alan arkadaşımın, tüm formalitelerin yetişebilmesi için Pazartesi günü pasaportları seyahat şirketine yollaması gerekiyormuş. Hafta sonu, yapacağı seyahatin doğruluğunu tekrar sorgularken aklına amirinin, yani Genel Müdür’ün olurunu almak gelmiş. Böyle bir onayın, en ufak bir şaibeyi bile uzaklaştıracağını düşünen arkadaşım, ağız tadıyla bu seyahate çıkmak istemiş. Pazartesi günü eşinin ve kendinin pasaportuyla işe giden arkadaşım, hafta sonu kendi kendine yaptığı sorgulamaları nihayetlendirmek için hemen Genel Müdür’le görüşmüş.

Genel Müdür’le konuşurken suçlanmaktan, itham edilmekten çekinen Mehmet Titiz en yumuşak yaklaşımı tercih etmiş:
- Çalıştığımız seyahat acentasından bana Dubai için bedava bir seyahat çeki verdiler. Bu hafta sonu için geçerli. Ne yapayım? Demiş.‘Tabii ki git, o kadar yoruldun bir değişiklik olur sana’ türünde cevap bekleyen arkadaşım bir sürprizle karşılaşmış.
Hafta sonunu keyifle geçirmiş, rahat bir insan olan Genel Müdür bir an düşünmüş. Hemen cevap vermiş:
- Mehmet Bey Dubai’yi görmedim. Böyle programlar iki kişilik olur. Hafta sonu eşimle gidebilirim. Bizim pasaportlar daima sekreterimde durur. Sekreterim seyahat şirketine pasaportlarımızı versin. Bir an önce işlemlerimizi yapsınlar, demiş.